28 Aralık 2017 Perşembe

Sevgi İzi

   
   Öğretmenlik güzel bir nesil yetişmesi bakımından kutsal bir meslektir. Her öğretmen girdiği dersi hakkını vererek anlatıp, öğrencinin kalbine işlediği müddetçe mesleğinde iyi bir yerlere ulaşmış demektir. Örneğin branşı türkçe olan bir öğretmen öğrencilerine; kendilerinin iyi ifade etmeyi öğretmeli, doğru düşünen, doğru hareket eden bireyler olmayı aşılamalıdır. Ve yahut bir tarih öğretmenini ele alalım dersle en alakası olmayan öğrenciyi dahi kendisine kilitleyebilsin öğrencilerini hayrete düşürüp "Atalarımız bizler için neler yapmış" diyerek , zil çalsa bile öğretmeninin peşinden koşup hocasından kendisine birkaç cümle daha ekleyebilmek istesin. 
   Size ben olmazlardan bahsetmiyorum hocasının peşinden koşan kardeşim Sena'nın yaşadığı bir olaydır. Velhasıl kelam öğretmenler ne kadar bilgi aşılarsa yetişicek nesil de o kadar donanımlı ve geçmişte atalarının nelere göğüs gerdiğini bilip geleçeğe öyle adım atan bireyler olurlar. Çünkü geçmişini bilmeyen, gelecek için ne yapacağını da bilemez. Eğer biz bilinçli aileler ile bilinçli bireyler yetişsin, insanlar duyarlı olsun istiyorsak bunda öğretmenlerimizin rolü büyüktür.



22 Aralık 2017 Cuma

Öğretmenler, Okulların WhatsApp grubuna katılmak mecburiyetinde midir?

   
  
     İsteğimiz dışı whatsapp gruplarında yer almak hepimiz için sıkıcı bir durum. Özellikle o gurpta sürekli konuşuluyor ve telefonumuza bildirimler geliyorsa hemn gruptan çıkma isteği doğuyor. Ama bulunduğumuz whatsapp grubu bilgi paylaşımlı grup ise ya da okul, sınıf grubu ise o gruptan çıkmamız pek kolay olmuyor. 
    Kardeşim ilköğretim 1. sınıf öğrencisi ve sınıf öğrencilerinin velilerinin, sınıf öğretmenlerinin bulunduğu bir whatsapp grupları var. Geçen gün öğretmeni sınıf öğrencilerinin velilerine kızdığı için whatsap grubundan çıkmış. Fakat bir süre sonra grupta çeşitli paylaşımlar yapabildiği için gruba geri katılmış. Bu durumu duyguğumda biraz komik bulmuştum açıkcası. Daha sonra internette bir haber ile  karşılaştım. Haber öğretmenlerin whatsapp grubunda bulunma zorunluluğunun olup olmadığı ile ilgili. Haber de bu durum ile ilgili şöyle bir açıklama yapılmış: 
Cep telefonu kişiye özel bir bilgi olup ayrıca özel hayatı ilgilendirmektedir. Bu nedenle okulların, öğretmenlerin whatsapp uygulamasını kullanmaya zorlamaları hukuken mümkün değildir."





21 Aralık 2017 Perşembe

Öğretmenler Öğrencilerini Seviyor mu?

     Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü'nden Prof. Dr. Veli Duyan ile Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesinden Prof. Dr. Selahattin Gelbal, ''İlköğretim öğretmenlerinin çocuk sevme durumlarına etki eden değişkenlerin incelenmesi'' konulu çalışma yapmış. ''İlköğretim öğretmenlerinin çocuk sevme durumlarına etki eden değişkenlerin incelenmesi'' konulu çalışmadan çok çarpıcı veriler çıktı. Öğrencilerini seven ve sevmeyen öğretmenlerin yaş, medeni ve sosyal farkları ortaya çıkmış. 
   Araştırmalara göre;

  • Orta yaşlardaki öğretmenlerin tahammül sınırı yüksek.
  • Evli öğretmenler çocukları daha çok seviyor
  • Öğreci sayısı azaldıkça öğretmenin sevgisi artıyor.
  • Çocuk oyunlarını bilen öğretmenlerin çocukları daha çok seviyor.
  • Ergenlik dönemindeki çocukların gelişimsel özellikleri nedeniyle sürekli kendini kabul ettirme, branş öğretmeninin de otoritesini koruma çabası karşısında gerginliklerin ortaya çıkması branş öğretmenlerinin çocukları sevme durumuna olumsuz etki ediyor.





20 Aralık 2017 Çarşamba

Benim Adım Öğretmen

    Bugün sizlerle çok beğendiğim bir şarkıyı paylaşacağım. Şarkıyı dinlediğimizde öğretmenliğin zorlu şartlar altında yapıldığında bile mesleklerini severek icra ettiklerini anlıyoruz. Öğrenciler şarkıyı dinlerken değerli öğretmenlerini, öğretmenler şarkıyı dinlerken ise mesleğini bir kez daha sevecekler.


5 Aralık 2017 Salı

Öğretmenlik Mesleğinin Önemi

   Sevgili okurlar, öncelikle öğretmenlik mesleğinin önemi ile yazıma başlamak istiyorum.Çünkü bu mesleğin önemini kavrayamazsak öğretmenlik mesleğini düzgün bir şekilde ortaya koyamayız. 
   Geçen günlerde bir söz duydum:"Öğretmenlik mesleği benim cep mesleğim" dedi biri. Bu sözü hiç beğenmedim ve çok eleştirdim. Öğretmenlik tıpkı doktorluk gibi önemli bir meslektir. Çünkü bir öğretmen birçok öğrencisini, öğrencilerinin vasıtasıyla onların velilerini, çevresini etkiler. Yani öğretmen, mesleğini bireylere güzel şeyler katmak için icra ederse belkide küçük bir bölgeyi kalkındırmış olur. Öğretmen öğrencilerini, velileri, kendi çevresini her zaman doğru olana yönlendirmeli, bilişsel özellikler kazandırmanın yanında duyuşsal özellikler de kazandırmalıdır. Peki öğretmenliği cep mesleği olarak gören bir kişi bunların ne kadarını yapabilir? Çevresine ne kadar yararlı olabilir? Öğrencilerine ne katabilir? Bence hiçbir şey. Çünkü bu kişi mesleğin sadece maddi boyutunda takılıp kalmıştır. Umarım bu düşünceli kişiler mesleğimizden uzak durur...